1962 doğumlu olan Prof. Dr. Abdulhakim YÜCE, 1986’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. İki yıl boyunca, alanında araştırma yapmak gayesiyle iş hayatına atılmayıp özel dersler aldı ve ilmî araştırmalar yaptı. 1988 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde doktora çalışmalarına ve Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde vaizlik görevine başladı. Başkanlığın görevlendirmesiyle, Almanya’nın Köln ve Fransa’nın Paris şehirlerinde belli sürelerle görev yaptı. 1992’de, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin Tasavvuf Anabilim Dalı’na asistan olarak atandı. Aynı yıl, Razî’nin Mef atîhu’l Gayb Adlı Tefsiri’nin İşârî Yönü (Razî’nin Tefsirinde Tasavvuf adıyla basıldı) adlı tezini bitirerek, alanında doktor oldu. 1993 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalına Yard. Doç. Dr. olarak atandı. 1997’de Doçent, 2003’te profesör oldu. Değişik dergilerde yayınlanmış ilmî makalelerinin yanı sıra şu kitapları basılmıştır:

1. Razi’nin Tefsirinde Tasavvuf, İzmir, 1996.
2. Kalb Hayatı, (er-Riaye), İzmir, 1997.
3. Gece İbadeti, İzmir, 1999.
4. Şehitlik ve Şehitlerin Hayatı, İst. 2001.
5. Tasavvuf ve Bid’at, İst. 2001.

EFENDİMİZ’İN BİR GÜNÜ
Prof. Dr. Abdulhakim YÜCE

Normal bir ömür yaşamış her hangi bir insanın hayatından yirmi dört saatlik kısa bir dilimi, yani ‘bir gün’ü anlatmak, o kişiyi tanıtma adına ciddi yetersizlikler taşır. Zira yaşanan günlerin hemen hiçbiri diğeriyle aynı değildir. Hele o kişi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi,
– gökler ötesi âlemle sürekli irtibat hâlinde,
– manen sürekli yükselen,
– her biri ayrı bir heyecan verici ve hayatı yeniden inşa edici vahiyler alan,
– bütün insanlığın dertlerine derman olmakla görevlend irilmiş,
– her yönü hikmet dolu bir aile reisi olan, – can dostlarının yanı sıra azılı düşmanları da bulunan,
– yüzü daha çok ahirete dönük,
– engin bir ibadet hayatı yaşayan,
– bütün insanlık arasında bütün güzellikleriyle zirveyi tutan, müstesna bir zat ise (ve konu kısa sayılabilecek bir makale çerçevesinde ele alınacaksa) iş daha da zorlaşacaktır. Ancak Efendimiz’in hayatı hemen her günü ile tespit edildiğinden bu zorluk kısmen hafiflemektedir.

Okuyucunun kolay anlamasını sağlamak ve Efendimiz’in bir gününü bütünüyle ele almak için girişte şöyle bir yöntem izlemeyi uygun gördük: Günü belli dilimlere ayırıp, söz konusu ettiğimiz zaman diliminde Efendimiz’in işlediği fiilleri, sahih kaynaklar ışığında ele alarak ortaya koyduk. Asr-ı Saadet ve sonraki dönemlerde günler daha çok cami etrafında ve namaz merkezli geçtiğinden, günü namaz vakitlerinin sayısınca beşe böldük. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ve o çizgide gidenlerin hayatında gecenin ayrı bir önemi olduğundan onu da ayrı bir zaman dilimi olarak ekledik.

PDF DOSYASINI İNDİR